Sağlık

Bilim ve Danışma Kurulu

Prof. Dr. Aslı Çurgunlu /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı

Prof. Dr. Aynur Eren Topkaya / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı

Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Koordinatörü ve Endokrinoloji Uzmanı

Prof. Dr. Faruk Yencilek / Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Başhekimi ve Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. Ferdi Menda  / Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

Prof. Dr. Filiz Bakar  /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Prof. Dr. Hatice Türe / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

Prof. Dr. Özge Köner / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

Prof. Dr. Pınar Çıragil /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı

Prof. Dr. Sezgin Sarıkaya / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Acil Tıp Uzmanı

Prof. Dr. Sibel Temur / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı

Doç. Dr. Halit Yerebakan / Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Başhekimi ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı

Doç. Dr. Tuğhan Utku / Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

Doç. Dr. Turhan Özler / Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Ortopedi Travmatoloji Uzmanı

Dr. Özay Ünal / Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Başmüdürü

Dr. Seha Akduman /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Göğüs Hastalıkları Uzmanı

 Faruk Alpaydın /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Lojistik Direktörü

Ali Ümit Keskin /  Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı

Hemş. Hülya Demir /  Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Vekili

Hemş. Nuray Koç Taşçı /  Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Vekili

Hemş. Çınar Işık / Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Sorumlu Hemşiresi

Hemş. Sibel Afacan Karaman / Yeditepe Üniversitesi Diş Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Direktörü

Seçil Semiz Aydın /  Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kalite Geliştirme Müdür Vekili

Genel Bilgiler

Koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığı gibi toplumda yaygın görülen, kendi kendini sınırlayan hafif enfeksiyon tablolarından, Orta Doğu Solunum Sendromu (Middle East Respiratory Syndrome, MERS) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS) gibi daha ciddi enfeksiyon tablolarına neden olabilen büyük bir virüs ailesidir.

Koronavirüslerin insanlarda bulunan, insandan insana kolaylıkla bulaşabilen çeşitli alt tipleri (HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV) bulunmaktadır. İnsanlar arasında dolaşan bu alt türler çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. Bununla birlikte hayvanlarda saptanan birçok koronavirüs alt türü mevcuttur ve bu virüslerin hayvanlardan insanlara geçerek insanlarda ağır hastalık tablolarına neden olabildiği bilinmektedir. Detaylı araştırmalar sonucunda, SARSCoV’un misk kedilerinden, MERS-CoV’un ise tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır.

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir koronavirüs (2019- nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiş, virüs SARS CoV’e yakın benzerliğinden dolayı SARS-CoV-2 olarak isimlendirilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınını 30 Ocak’ta “uluslararası boyutta halk sağlığı acil durumu” olarak sınıflandırmış, ilk salgının başladığı Çin dışında 113 ülkede COVID-19 vakalarının görülmesi, virüsün yayılımı ve şiddeti nedeniyle 11 Mart’ta küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamıştır.

Ülkemizde ilk COVID-19 vakası Avrupa ve İran gibi komşu olduğumuz ülkelerden sonra 11 Mart’ta görülmüştür.

1. GENEL BİLGİLER

1.1. Epidemiyoloji

Çin’in Hubei Eyaleti, Vuhan Şehrinde, 31 Aralık 2019’da etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakaları bildirilmiştir. Vuhan’ın güneyindeki Vuhan Güney Çin Deniz Ürünleri Şehir Pazarı (farklı hayvan türleri satan bir toptan balık ve canlı hayvan pazarı) çalışanlarında kümelenme olduğu belirtilmiştir. Vakalarda ateş, nefes darlığıve radyolojik olarak bilateral akciğer pnömonik infiltrasyonu ile uyumlu bulgular tespit edilmiştir. DSÖ’nün Çin Halk Cumhuriyetine ait COVID-19 raporuna göre ölüm vakaları genellikle ileri yaştaki yada eşlik eden sistemik hastalığı (hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalık, kanser, kronik akciğer hastalıkları başta olmak üzere diğer immunsüpresif durumlar) olan bireyler olmuştur.

31 Aralık 2019 tarihinde tespit edilen pnömoni kümelenmesinin etkeni, 7 Ocak 2020’de daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir koronavirüs olarak tanımlanmıştır. Bu tarihten sonra hasta sayısı hızla artmış, sağlık çalışanlarında da hastalık görülmüştür. Hastalık, insandan insana bulaşma özelliği nedeniyle hızla yayılmıştır.

Ülkemizde ilk COVID-19 vakası 11 Mart 2020’de saptanmıştır. Devam eden süreçte Dünyada olduğu gibi ülkemizde de vaka sayılarında artış görülmüştür.

2. COVID-19 Enfeksiyon zinciri kaynak, bulaşma yolu ve duyarlı kişilerden oluşmaktadır.

2.1. Kaynak SARS-CoV-2’nin rezervuarı hala araştırılmaktadır. COVID-19 için mevcut tüm kanıtlar, SARS-CoV-2’nin zoonotik bir kaynağı olduğunu düşündürmektedir. Henüz netlik kazanmamakla birlikte eldeki veriler, Huanan Deniz Ürünleri Toptan Satış Pazarında satılan vahşi hayvanları işaret etmektedir. İnsandan insana bulaş özelliği kazanması nedeniyle COVID-19’da kaynak semptomatik/asemptomatik COVID-19 pozitif kişilerdir.

2.2. Bulaşma Yolu Hastalık esas olarak damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Ayrıca hasta bireylerin öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçtıkları damlacıklara diğer kişilerin elleri ile temas etmesi sonrasında ellerini ağız, burun veya göz mukozasına götürmesi ve temas etmesi ile bulaşmaktadır. Asemptomatik kişilerin solunum yolu salgılarında da virüs tespit edilebildiğinden bu kişiler bulaştırıcı olabilmektedir. Genel olarak kuluçka süresi 2-14 gün arasında değişmektedir. COVID-19’un bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmemektedir. Belirtilerin olduğu dönemden 1-2 gün önce başlayıp belirtilerin kaybolmasıyla sona erdiği düşünülmektedir.

2.2.1. Bulaştırıcılık, Viral Yük Viral saçılım belirtilerin başlamasından 1-2 gün önce başlamakta ve boğaz sürüntülerinde belirtilerin ortaya çıkış döneminde viral yük doruğa çıkmakta ilk yedi gün içersinde hızla düşmekle birlikte ikinci haftanın ötesine uzayabilmektedir. Virus dışkıda özellikle hastalığın 2. haftasından sonra pozitif bulunsa da bugüne dek sadece bir vakanın dışkı örneğinden virusün üretilebilmiş olması ve bu şekilde bulaşmanın bugüne dek bildirilmemiş olması dışı-ağız bulaşmasının olası olmadığını düşündürmektedir. Virus kan ve idrarda seyrek olarak pozitif bulunmakta, virusun kan bankacılığı açısından bir güvenlik sorunu oluşturmadığı kabul edilmektedir. Bunun dışında süt, vajinal sürüntü ve sperm örneklerinde de vius saptanmamıştır. Yaşlılarda viral yük daha fazladır. Viral yük hastalık şiddeti ve ilerlemesi açısından önemli bir belirteçtir. Viral yükün ağır olgularda hafif olgulardan 60 kat fazla olduğu gösterilmiştir.

Koronavirüsler genel olarak dış ortama çok dayanıklı olmayan virüslerdir. Ortamın nem ve sıcaklığı, dışarı atıldığı organik maddenin miktarı, bulaştırdığı yüzeyin dokusu gibi faktörlere göre değişen bir dayanma süresi söz konusudur. Genel olarak cansız yüzeylerde birkaç saat içerisinde aktivitesini kaybettiği kabul edilmektedir. Cansız yüzeylerdeki aktivite süresi yorumlanırken, bulaşta sadece virüsün aktivitesinin devam etmesi değil, temasın süresinin de önemli olduğu unutulmamalıdır.

2.2.2. Duyarlı Kişi/Konakçı COVID-19’da toplumun tümü duyarlıdır. Sağlık çalışanları etkenle karşılaşma yönünden en riskli meslek grubudur. Erkekler, 50 yaşın üstünde olan kişiler, altta yatan hastalığı (Yüksek tansiyon, Kalp Hastalığı, Diyabet, Kanser, KOAH, Böbrek Hastalığı vb.) olan kişiler, mevsimlik tarım işçileri ile bakım ve rehabilitasyon merkezleri, okullar, kışlalar, ceza ve tevkif evleri ve göçmen kamplarında yaşayanlar COVID-19 açısından hassas gruplardır. Hastalığın Bulaştırma Katsayısı (Basic reproduction number: R0): Tümü duyarlı olan bir toplulukta enfekte bir bireyin, etkeni aldıktan sonra, bulaştırıcı olduğu dönem boyunca kaç farklı bireye enfeksiyon bulaştıracağıdır. R0 1’den büyükse, mevcut her enfeksiyon birden fazla yeni enfeksiyona neden olur. Hastalık insanlar arasında yayılır ve salgına neden olabilir.

Toplumsal Bağışıklık Düzeyi: Bir toplumdaki belirli oranda kişinin herhangi bir enfeksiyon hastalığına karşı bağışık hale gelmesi durumunda, tüm toplumun o hastalığa karşı korunmasını ifade etmektedir. R0 2.2 olarak alındığında toplumsal bağışıklık düzeyi COVID-19 için % 60 olarak hesaplanmıştır.

2.3. Klinik Özellikler Pandemi sürecinde yapılan çalışmaların sonucunda COVID-19’un doğal seyrine ilişkin bilgilere yenileri eklenmektedir. Enfeksiyonun yaygın belirtileri öksürük, nefes darlığı, ateştir. Başağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kas ve eklem ağrıları, aşırı halsizlik, yeni ortaya çıkan koku ve tat alma duyusu kaybı, ishal gibi belirtiler de görülebilmektedir. Hastalık belirtisiz veya hafif de geçirilebilmekle birlikte, ciddi vakalarda, zatürre, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gelişebilmektedir.

Ölüm hızı SARS salgınında %11, MERS-CoV’da %35-50 arasında iken, DSÖ’nün Çin Halk Cumhuriyeti’ne ait COVID-19 raporuna göre Ölüm hızı %3,8 olarak bildirilmiştir. Ülkemizde 02 Mayıs 2020 tarihi itibariyle bu hız %2,6’dır.

 Belirtisiz enfeksiyon: Literatürde, toplumda yapılan taramalarda belirtisiz kişilerde de kantitatif RT-PCR (nazofaringeal sürüntü örnekleri) test pozitifliği bildirilmiştir. Belirtisiz olguların büyük bir kısmında enfeksiyonun daha sonraki aşamasında bazı belirtiler gelişmiştir, ancak klinik izlem süresi boyunca belirtisiz olan olgular da mevcuttur.

2.4. Laboratuvar Testleri COVID-19 olası vaka tanımına uyan hastalarda solunum yolu numuneleri SARS-CoV-2 açısından Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü (HSGM) Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarı ve belirlenmiş illerde hizmet veren laboratuvarlarda değerlendirilmektedir.

2.4.1. Nükleik asid amplifikasyon testleri (NAAT) COVID-19 olgularının rutin doğrulaması gerçek-zamanlı reverse transkripsiyon polimeraz zincir reaksiyonu (rRT-PCR) gibi bir NAAT testi ile virus RNA’sının özgül dizilerinin saptanması ve gerekli olduğunda nükleik asit dizi analizi yöntemi ile doğrulanması temeline dayanmaktadır.

Bir veya daha fazla negatif sonuç ile COVID-19 olasılığı dışlanamaz. Enfekte bireyde aşağıda belirten faktörler negatif sonuca neden olabilir:

- Hasta materyalinin çok az olduğu kalitesiz örnek

- Örneğin enfeksiyonun çok erken ya da geç evresinde alınması,

- Örneğin uygun bir şekilde işlenmemesi ve gönderilmemesi,

- PCR inhibisyonu veya virüs mutasyonu gibi testin doğasında bulunan teknik nedenler

- SARS-CoV-2 virüsünün semptomatik ve asemptomatik vakalarda dalgalı saçılım göstermesi

 COVID-19 şüphesi yüksek olan bir hastadan negatif sonuç elde edildiğinde, özellikle sadece üst solunum yolu örnekleri toplanmış ise, mümkünse alt solunum yolu örneklerini içeren ek örnekler alınmalı ve çalışılmalıdır.

2.4.2. Sekanslama

2.4.3. Serolojik testler COVID-19’u belirtisiz ve ya belirtilerle geçirenlerde genel olarak belirli bir süre sonra antikor cevabı (IgM, IgA ve IgG) gelişmektedir. Bu nedenle serolojik testler hastalığın erken döneminde tanı amacıyla kullanılamaz. İlk antikor yanıtı (IgM) 6-7 günden sonra başlamakla birlikte hastaların çoğunda antikor pozitifliği belirtilerin başlamasından 10 gün sonra gelişmektedir. Tespit edilen antikorların bağışıklık sağlayıp sağlamadığı ve ne kadar süreyle tespit edilebileceği (IgG) bugün için kesin belli değildir. Serolojik cevabı belirlemek için, ELISA ya da IgM/IgG saptayan hızlı antikor testleri hali hazırda kullanılmaktadır.

Tanı

 Ateş, öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrıları, tat ve koku alma kaybı veya ishal belirti ve bulgularından en az biri varsa olası tanı, Test pozitifliği de varsa kesin tanı konur.

Risk Grupları

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

COVID-19 enfeksiyonu ile ilgili şimdiye kadar edinilen bilgiler, bazı insanların daha fazla hastalanma ve ciddi semptomlar geliştirme riski altında olduğunu göstermiştir. 

  • Vakaların yüzde 80'i hastalığı hafif geçirmektedir.
  • Vakaların %20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir.
  • Hastalık, genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişileri daha fazla etkilemektedir.

Hastalıktan En Çok Etkilenen Kişiler:

  • 60 yaş üstü olanlar
  • Ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar:
    • Kalp hastalığı
    • Hipertansiyon
    • Diyabet
    • Kronik Solunum yolu hastalığı
    • Kanser gibi
  • Sağlık Çalışanları

Korunma Yolları

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) için de geçerlidir. Bunlar;

  • El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.
  • Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.
  • Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).
  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık temizlenmelidir
  • Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirilmelidir.
  • Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içi kullanılmalı, mümkünse kalabalık yerlere girilmemeli, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burun kapatılmalı, tıbbi maske kullanılmalıdır.
  • Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir.
  • Çiftlikler, canlı hayvan pazarları ve hayvanların kesilebileceği alanlar gibi genel enfeksiyonlar açısından yüksek riskli alanlardan kaçınılmalıdır.
  • Seyahat sonrası 14 gün içinde herhangi bir solunum yolu semptomu olursa maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, doktora seyahat öyküsü hakkında bilgi verilmelidir.
  • Covid-19 belirtileri varsa kampüse gidilmemeli, bölüm sorumlusuna bildirim yapılmalıdır.
  • Hasta olan bir kişi ile temas eden (evde, arkadaş ortamında veya hastanede) kişinin de bölüm sorumlusuna bildirim yapması gerekir.
  • Risk grubunda yer alan öğrenci/çalışanın kampüs sağlık merkezine başvurması ve kayıt olması, zatürre ve grip aşısı için değerlendirilmesi gerekir.

Sağlık Programlarında Uygulamalı Eğitimlerde Öğrenciler için Enfeksiyon Kontrol Önlemleri;

  1. Doğrudan ilgili stajlarda değillerse, mümkün olduğunca kesin tanılı COVID-19 hastası bulunan servis ve birimlerde bulunulmaması,
  2. Eğitimde küçük grupların oluşturulması,
  3. Hastayla temas edilmesi gereken durumlarda enfeksiyon kontrol önlemlerinin gözetilmesi;
    1. Hastane içinde her alanda maske takılmalı ve doğru kullanılmalı
    2. Maske sadece yeme ve içme sırasında çıkarılmalı bu sırada kimse ile karşılıklı ve iki metreden yakın oturulmamalı,
    3. Ellerle ağız burun ve göze kesinlikle dokunulmamalı,
    4. Ortak kullanılan alanlarda yüzeylere dokununca ellerin kirlenmiş olabileceği hatırlanmalı ve eller sık yıkanmalı, suya ulaşılamıyorsa el dezenfektanı kullanılmalı,
    5. Mümkün olduğunca kalabalıklara girilmemeli ve yüz yüze kimse ile 2 metreden yakın bulunulmamalı
    6. Covid-19 belirtileri varsa hastaneye gidilmemeli, staj sorumlusuna bildirim yapılmalıdır.
    7. Hasta olan bir kişi ile temas eden (evde, arkadaş ortamında veya hastanede) kişinin de staj sorumlusuna bildirim yapması gerekir.

Tüm Öğrenciler için Enfeksiyon Kontrol Önlemleri;

  1. Kampüs içinde ve dışında maske takılmalı ve doğru kullanılmalı
  2. Maske sadece yeme ve içme sırasında çıkarılmalı bu sırada kimse ile karşılıklı ve iki metreden yakın oturulmamalı
  3. Ağız burun ve göze dokunulmamalı
  4. Ortak kullanılan alanlarda yüzeylere dokununca ellerin kirlenmiş olabileceği hatırlanmalı ve eller sık yıkanmalı, suya ulaşılamıyorsa el dezenfektanı kullanılmalı
  5. Mümkün olduğunca kalabalıklara girilmemeli ve yüz yüze kimse ile 2 metreden yakın bulunulmamalı
  6. Covid-19 belirtileri varsa kampüse gidilmemeli, sağlık merkezine bildirim yapılmalıdır. Eğer yurtta kalan öğrenci ise izolasyon bölümüne alınmalıdır.
  7. Hasta olan bir kişi ile temas edenlerin de sağlık merkezine bildirim yapmaları gerekir.

Dünya İstatistikleri

11.09.2020 tarihine kadar dünyada 27.973.127 Covid 19 vakası görüldü ve 905.426 kişi öldü. En çok hasta 13 milyonla Amerika kıtasında görüldü.

Türkiye İstatistikleri

Ülkemizde 11.09.2020 tarihine kadar 284.943 vaka, 6837 ölüm görüldü.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı verileri ve istatistiklerine bakıldığında artık yeni vakaların en sık (%47.8) 25-49 yaş aralığında görüldüğü, onu %14 ile 15-24 yaş grubunun izlediği görülüyor. Buna karşılık ölüm en yoğun 80 yaş üstünde görülüyor (% 27), en çok vakanın görüldüğü 25-49 yaş grubunda ise ölüm oranı %0.34’dür.