• EN
  • TR

“İngilizce Öğretmenlerine düşen görev ‘Arkadaşlar İngilizce düşünün!’ demekten daha fazlasıdır.”

 Yeditepe Üniversitesi Hazırlık Bölümü okutmanlarından Ahmet Aksu dil eğitimlerine dair sorularımızı yanıtladı.

1-İngilizce öğrenmenin bizlere hayatımızda nasıl katkıları olabilir?

En az bir veya daha fazla yabancı dil bilmek, akademik ve profesyonel hayatta hayati derecede önemlidir. Öğrencilerin ve akademisyenlerin kendi alanlarına uygun bir yabancı dili iyi biliyor olması, özellikle de internet çağında, çok büyük miktarda bilgiye ulaşabilmelerini sağlar ve bunun sonucunda hem kişiler hem de üretilen bilgi ve birikimden ülke olarak kazanç sağlamış oluruz. Profesyonel anlamda ise öncelikle iyi bir iş bulma konusunda, sonra da daha iyi bir kazanç sağlamak için yabancı dil bilgisi çok önemlidir. Bir çok kurumsallaşmış firma iş başvurularında en az bir dil bilme koşulunu öne sürüyor ve yabancı dil tazminatı gibi maddi avantajlarla personelini yabancı dil öğrenmeye teşvik ediyor. Ayrıca Avrupa Birliği normlarında da bu ayrı bir prestij sağlıyor. Buna ek olarak, yakın zamanda yapılan nörolojik araştırmalarda yabancı dil öğrenmenin beyinde farklı bölgelerin daha aktif çalışmasını sağladığı ortaya çıkmıştır.

 

2-Türkiye’de senelerdir belki de binlerce dil kursu olmasına rağmen, EF (EducationFirst) 2017 verilerine göre ülkemiz İngilizce yeterliliği konusunda dünya genelinde 80 ülke arasında 62.sırada. Bu oldukça düşük bir oran. Bu olumsuzluğu neye bağlıyorsunuz?

Bunun birçok nedeni vardır diyebiliriz ama iki tanesi bence öne çıkıyor. Öncelikle İngilizce gibi bir Avrupa dilini öğrenirken yaşanan en büyük sıkıntı, Indo-European dil ailesinin bizim dil grubumuza göre yapı olarak ters olmasıdır. Bunun en güzel örneğini Google Translate’te bir şeyler çevirmeye çalışırken görebiliriz. Onların cümle ve tamlama sıralaması ve bizim dilimizde karşılığı olmayan dil bilgisi yapıları bu zorluğun temel nedenidir. Burada İngilizce öğretmenlerine düşen görev “Arkadaşlar İngilizce düşünün!” demek değil, bu aradaki farkın mantığını öğrencilerin kavramasını sağlamaktır. Buradan yola çıkarak, öğretmenlerin de kendilerini geliştirmekten ve yeni şeyler öğrenmekten vazgeçmemesi de çok önemlidir    diyebiliriz. Bir diğer problem ise özellikle yabancı dil eğitiminin fazlaca ticari hale gelmiş olmasıdır. Özellikle yabancı dil eğitimi veren dershanelerin büyük çoğunluğu bu nedenle hayal kırıklığına neden olup, İngilizce öğrenmeye çalışan insanları dil öğrenmekten soğutuyorlar.

 

3-Yeditepe Üniversitesi’nde dil eğitimleri nasıl gerçekleşiyor? Verdiğiniz eğitimlerde hangi yöntemleri kullanıyor, hangi konulara yoğunlaşıyorsunuz?

Yeditepe Üniversitesinde odak noktamız öğrencilere hem günlük hem de akademik hayatlarında kullanabilecekleri İngilizce bilgisini öğretmektir. Eğitimlerde, öğrencilerin farklı öğrenme tarzlarına ve bölümlerinin ihtiyaçlarına uygun olarak kendi ürettiğimiz materyallerin yanında, en son piyasaya çıkan kitapları kullanıyoruz. Yeni nesil kitaplardaki sunum araçları ile dersler sınıf içinde bilgisayar üzerinden ve öğrencilerin görsel ve işitsel duyularına hitap edecek şekilde anlatılıyor. Sınıf içi aktiviteler ve grup çalışmaları ile fikirlerini daha iyi ifade etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca yazma ve konuşma becerilerini geliştirecek çalışmalar yapıyoruz çünkü bu çalışmalar bölümlere gittiklerinde öğrencilerimizin çok işlerine yarıyor. 

 

İngilizce Kurslarımıza Başvuru İçin;

 

Diğer Dil Kurslarımıza Başvuru İçin;

Bizi Takip Edin !